Home / 2010 / Ekim

Monthly Archives: Ekim 2010

İstanbul’daki Yazma Eser Kütüphaneleri

 

 

İstanbul'daki Yazma Eser Kütüphaneleri

 

1. Süleymeniye Kütüphanesi http://www.suleymaniye.gov.tr  

2. Atıf Efendi Kütüphanesi  http://www.yazmakutup.gov.tr/atifefendi/giris.html

3. Köprülü Kütüphanesi http://www.yazmakutup.gov.tr/koprulu/giris.html

4. Nuruosmaniye Kütüphanesi http://www.yazmakutup.gov.tr/nuruosmaniye/giris.html

5. Ragıp Paşa Kütüphanesi http://www.yazmakutup.gov.tr/ragippasa/giris.html 

6. Millet Kütüphanesi http://www.yazmakutup.gov.tr/millet/giris.html

7. Hacı Selim Ağa Kütüphanesi http://www.yazmakutup.gov.tr/selimaga/giris.html 

8. Beyazıt Devlet Kütüphanesi http://www.yazmakutup.gov.tr/beyazit/giris.html 

Read More »

İstanbul KütüphaneSever Kitap Kulübü “Çöplüğün Generali” Buluşması

 

 

 

Katılanlar: Ümmü Sürme, Gaye Çetinkaya, Evren Coşkun, Hülya Hasanlar, Nilgün Özten, Esmeray Karataş Ateş, Yeliz Uluçay Ören, Kenan Ören

Çöplüğün generali /Oya Baydar

Kulüp üyeleri içinde iki kişi dışında herkes ilk defa bir Oya Baydar kitabı okumuştu.

Kitapla ilgili gelen yorumlardan anladığımız kadarıyla genel olarak kitabın bilim kurgu tarzına yakın duruyor olabileceği düşünülmemiş daha çok politik ya da doğanın tahribi ile ilgili bir konu beklentisi oluşmuş. Ancak kitabın dili gayet akıcıydı. Çok kolay okunuyor. Yazar türkçeyi çok güzel kullanıyor.

Kitapta belirgin bir karakter yok hatta isim bile yok kişilerden meslek ya da durumlarıyla bahsediliyor örneğin doktor hanım, jeolog arkadaş gibi. Bu yüzden karakterleri çok sevmek ya da nefret etmek gibi bir şansınız olmuyor. Garip bir pusluluk ve bulanıklılık var. Belki bir tek Çöplüğün generali kahraman olarak öne çıktığından ya da en çok işlenen kişilerden biri olduğundan biraz daha akılda kalıyor.

Kitap yersiz ve zamansızdı. Hatta çöplüğün kendisi bile haritalarda yer almadığından kitabı okurken ciddi bir kaybolmuşluk duygusu yaşıyorsunuz. Sadece bir an kitabın içindeki kitap taslağını okurken günümüzdeki gazete manşetlerini okurmuş gibi hissediyorsunuz ya da birkaç yıl öncesinin haberlerini hatırlıyorsunuz. Örneğin mekan olarak patlayan halkalı çöplüğü hatırlanmış kitabı okuyan birkaç arkadaşımız tarafından.

Yazarın diğer kitapları daha güçlüydü örneğin “Erguvan kapısı” konusu ve anlatımıyla ve diliyle gerçekten sevilerek okunacak herkese tavsiye edilebilecek bir kitap ancak bu kitapta aynı duyguyu yaşamak ne yazık ki mümkün değil. Elbette yazarın dil kullanımı, toplum eleştirisi ya da gözlemleri çok başarılı ama bu bile diğer kitaplarında daha belirgindi.

Kitap genel olarak pek sevilmemiş ancak birçok kişi adını duyduğu bu yazarı okumuş olmaktan mutluydu en azından hakkında bir fikrimiz var şeklinde açıklıyorlar bu durumu. Kitap beynimizin bir kısmını uyarıyor özellikle unuttuklarımızı hatırlatarak ancak genel olarak edebi bir roman okumanın tadını bulamadık kitapta.

Kitabın sonunu herkes farklı algılamış bu konuda hemfikir olamadık. Kimi kahraman öldü diyor kimi sadece gerçeği gördü şeklinde yorumluyor. Hatta yazara soralım diyenler bile oldu.

Sadece Oya Baydar kitabı olduğu için ya da bu tür konulara ilgi duyan arkadaşlarımıza önerebileceğimiz bir kitap olduğunu düşündük.

Kitaba verdiğimiz puan: 6,75

 

Read More »