Home / Germinal Buluşması

Germinal Buluşması

Herkese Merhaba 🙂
Germinal Kitabı hakkında Turabi Baba Halk Kütüphanesinde yaptığımız keyifli sohbetin kısa bir özetini hazırladım… Buluşmayı keyifli hale getiren başta ağlamayı henüz keşfetmediğini düşündüğüm Çınar’a ve katılan herkese çok teşekkürler…
Ayla Arıkan

Germinal / Emile ZOLA
Katılanlar: Ümmü Sürme, Kenan Ören, Yeliz Uluçay Ören, Ayla Arıkan, Arzu Gül, Kemal Alp Taylan

Kitap için Hazırladığımız Tartışma Soruları:
İşçileri greve götüren koşullar neydi, Jeanlin’in de göçük altında kaldığı olay greve gidilmesini hızlandırdı mı?
Suvarin’in grev fikrine yaklaşımı ve sonrasındaki tutumunu nasıl buluyorsunuz?
Etienne’in greve öncülük etmesinde etkili olan hisleri neydi ?
Kitaptaki en sevdiğiniz ve en nefret ettiğiniz kahramlanlar kimlerdi?
Yazar kitapta kendinden bahsetmiş mi?
Genel olarak kitabı nasıl buldunuz?
Kitabı nasıl temin ettiniz? Kütüphaneden, satın alarak ya da bir arkadaşınızdan mı?
Kitaba kaç puan verirsiniz?

Tüm kulüp üyeleri kitabı okurken hissettiğimiz gerçeklik duygusundan çok etkilendik ve kitabı çok keyif alarak okuduk. İsminden dolayı umutlu bir hikayeyi anlattığını tahmin ettiğimiz kitabı okudukça umutla başlayan ama sonra dibe vuran bir öyküyü görmek biraz sarsıcı oldu.
Kitapta işçilerin uzun zamandır maruz kaldığı kötü koşullar ve açlık, sabır sınırlarını aşarak onları bir kurtuluş olduğuna yürekten inandıkları greve götürüyor. Greve hazırlık döneminde ve grev süresince Suvarin; kökten çözümcü , kan akıtmaktan yana sert yaklaşımıyla pek sevilen bir karakter olamıyor, ancak Suvarin’ in inandığı değerler uğruna Rusyada mensubu olduğu soylu sınıfa sırt çevirmesi , yine aynı uğurda karısının idamına şahit olması onun klasik bir marksisizm savunucusu olarak tutarlı bir insan olduğunu gösteriyor.
Etienne’ in greve liderlik etmesi ilk başta kendini onlardan biri olarak görmesinden ve çalışma koşullarının ağırlığından başlasa da sonraları biraz “mürekkep yalamış” olmanın verdiği itici güçle liderlik vasfı üzerine yapışıyor, iktidar güdüsü herkesi olduğu gibi onu da coşturuyor.
Genel olarak kitabın akışında belli bir kahraman/ antikahraman olmaması, bütün karakterlere eşit mesafeden bakmamızı sağlıyor, böylece hepimiz öykünün kahramanlarını değil kendi kahramanlarımızı buluyoruz kitapta. Genel olarak en sevilen karakterler kaderci yaklaşımıyla ve her şeye rağmen temiz kalabilen kalbiyle Catherine ve zorlu koşullara rağmen lider olabilen Etienne oluyor.

Yeliz arkadaşımız hariç kimse daha önce yazarın başka bir kitabını okumamış. Kütüphaneseverler olarak kitabı herhangi bir kütüphaneden edinme oranımız %50 gibi düşük bir oran olsa da klasik kitapların bütün kütüphanelerden rahatça temin edilebileceğini biliyoruz.

Genel olarak kitaba verdiğimiz ortalama puan 9,75/10

Biz kulüp olarak bu kitabı etkileyici bulduk, severek okuduk. Herkese okumasını tavsiye ediyoruz.

Germinal ile ilgili fotoğraflara facebook grubumuzdan bakabilirsiniz…

About admin

Check Also

Stefan Zweig’ın “Acımak” isimli kitabının buluşma notları

 

24 Şubat 2013 Pazar

KütüphaneSever Kitap Kulübü

Stefan Zweig “Acımak” Buluşması Notları

Stefan Zweig/ Acımak

Bazı arkadaşlarımızın ilk defa tanıştığı bazılarımızın biyografilerinden ve romanlarından tanıdığı Stefan Zweig Acımak kitabı ile sanırım hepimizi büyüledi dersem abartmış olmam. Kulüp üyeleri olarak kitaptan sevdiğimiz kısımları tartışırken gözlerimizin parladığını hatırlıyorum insanın gerçekten edebi tat alarak bir kitabı okuyabilmesi çok büyük bir keyif ve bu kitap bunu size sonuna kadar yaşatıyor.

Doktor Cannor’un fedakarlığı ve cefakarlığı, Balinkay’ın eski arkadaşlarına yani meslektaşlarına olan yardımseverliği ve cesareti,  Toni Hoffmiller’in o içten gelen saflığı onları kulüp üyelerinin kitaptaki en sevdiği kahramanlar haline getirdi. Kekesfalva’nın büyük acısına rağmen geçmişindeki katışıksız bencilliği ve tefeciliği, yaşlı prensesin nedimesine olan kötü davranışları ve karakterinin zorluğu onları bazı kulüp üyelerinin sevmedikleri kahramanlar olarak seçmelerine neden oldu. Ancak kahramanlar sevilsin ya da sevilmesin Zweig tüm kahramanlarını olduğu gibi çok duru ve akıcı bir şekilde anlatmış. Böylece sevin ya da sevmeyin hangi kahramanın öyküsünü okuyorsanız okuyun yinede okuduklarınızdan çok keyif alıyorsunuz.

Kitapta Hoffmiller’in gece gündüz ne yaşarsa yaşasın her sabah görev ve sorumlulukları  gereği güne olduğu gibi başlaması bir çırpıda asker kimliğine bürünmesi, Kekesfalva’nın çok fakir bir çocukluk yaşayıp örneğin sokak lambası altında ders çalışması ancak sonrasında hırs yapıp çok zengin olması, Doktor Connor’un cesurca hayatını hastaları ve bir tek kadın için feda etmesi öyleki iyileştiremediği kör hastasına hayatını adaması hepimizi çok etkiledi.

Güzel olan Zweig’in kendini  kitapta kendini hiç göstermeyip okuyucusunu anlattığı kahramanlarla başbaşa bırakması ve bu şekilde siz kitabı okurken onun bir kitap olduğunu unutmanız. Yazarın dili çok akıcı okurken hiçbirimiz zorlanmadık ayrıca konu ve anlatımıylada kitap çok etkileyiciydi. Kitabın konusu gerçekten çok güzel seçilmiş acımak kavramı iki farklı şekilde çok güzel işlenmişti ve şaşırtıcı bir sonla bitirilmişti okuduğumuzda birçoğumuz Hoffmiller’in yaptığı seçime çok şaşırdık. Tartışırken biz olsaydık nasıl davranırdık diye konuştuk. Edith karakterinin davranışlarını ve sakatlığı yüzünden tüm evdeki herkese hükmetme merakını çok rahatsız edici bulduk ve hepimiz Teğmen’in yaptığı seçimin zor bir seçim olduğunda hemfikirdik.  Ayrıca özellikle belirtmek isterim ben ilk defa bu kitapta hem acıyanın hemde acınanın mağdur durumda olduğuna şahit oldum yani acımak öyle bir duygu olarak karşımıza çıkıyorki acınacak durumda olmak kötü ama acımak zorunda kalmak yani acımakta başlıbaşına kötü durumda kalmaya yol açabiliyormuş.

Sonuç olarak Biz KütüphaneSever Kitap Kulübü olarak Zweig’in bu kitabını okumayı tüm kitap dostlarına öneriyoruz. Akıcı aynı zamanda çok zevkli bir kitap, okurken bir çok şeyi sorgulamanıza sebep olacaktır.

 Kitaba verdiğimiz puan : 10.
 
Yeliz ULUÇAY ÖREN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir