Home / KütüphaneSever Bülten Sayı 19

KütüphaneSever Bülten Sayı 19

 

 

31 Mayıs 2010 Pazartesi

KütüphaneSever Bülten Sayı 19

 

Sevgili KütüphaneSeverler,

İçimizdeki bahar coşkusunun, yaz neşesine dönüştüğü bu günlerde 19.sayımızla karşınızdayız 🙂

İşte Kütüphaneleri Seviyorum Girişimi’nden haberler alabileceğiniz, internet-bilgi-kütüphane-kitap-okuma eksenindeki yazı, resim ve haberleri görebileceğiniz yeni sayımız!

Sizler de bültenimizde yayınlanmasını istediğiniz yazıları bilgi@kutuphaneleriseviyorum.org adresine gönderebilirsiniz…

Keyifli Okumalar,

Teşekkür Bölümü 🙂

– Gönüllü bir Hukuk Danışmanımız oldu 🙂 Özlem Öztürk‘e bize destek olmaya gönüllü olduğu için çok teşekkür ederiz…

– İstanbul KütüphaneSever Kitap Kulübü toplantımıza gelerek M.Kemal Ulusu imzalı Atatürk’ün Yanıbaşında kitabını bize ulaştıran İlkin Ulusu‘ya çok teşekkür ederiz…

– Bugün itibariyle ÇocukLink‘i 8619 kez görünteleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ederiz…
http://issuu.com/kesmeray/docs/_ocuklink

– Almanya’da yaşayan Türkler’in faydalanabileceği Türkçe materyal içren Alman Kütüphanelerin iletişim bilgilerini web sayfamıza ekleten Nadin Çiçek‘e teşekkür ederiz…
http://kutuphaneleriseviyorum.org/?q=node%2F647

– İndir Kullan bölümümüze yüklediğimiz Haziran ayı için 3 farklı takvimli masaüstü arka planı hazırlayan Kenan Ören‘e teşekkür ederiz…
http://kutuphaneleriseviyorum.org/?q=node/118

Ankara KütüphaneSever Kitap Kulübü

– 19 Mayıs 2010 Çarşamba gecesi Saba Tümer‘in programına konuk olan Atatürk’ün Yanıbaşında isimli kitabını yazarı M.Kemal Ulusu KütüphaneSever Kitap Kulübümüzden bahsetti. Kendisi internette kitabı ile ilgili yorumları ararken Ankara KütüphaneSever Kitap Kulübü 4.buluşmasınun yorumunu okumuş ve çok mutlu olmuş. Yorumu okumak için: http://kutuphaneleriseviyorum.org/?q=node/510 M.Kemal Ulusu ile iletişim kurduk yaz sonunda Kütüphaneleri Seviyorum Girişimi olarak M.Kemal Ulusu ile Ankara’lı KütüphaneSeverleri buluşturmaya karar verdik 🙂

– 8 Mayıs 2010 Cumartesi günü Ankara KütüphaneSever Kitap Kulübü üyeleri Burak Özdemir’in Tanrı’nın Doğum Günü isimli kitabı için buluştu. Kitapla ilgili yorumlarını okumak için şu bağlantıyı kullanabilirsiniz: http://kutuphaneleriseviyorum.org/?q=node/648

– Ankara KütüphaneSever Kitap Kulübü bu ay okumak için Grigoriy Petrov’un Beyaz Zambaklar Ülkesinde isimli kitabı seçti. Kitapla ilgili yorumların paylaşılacağı buluşma 13 Haziran’da kuvvetle muhtemel bir parkta gerçekleştirilecek 🙂
Buluşma için detaylı bilgilere Facebook gruptan ulaşabilirsiniz: http://www.facebook.com/photo_search.php?oid=192068199511&view=all#!/event.php?eid=126370854048902&ref=mf

İstanbul KütüphaneSever Kitap Kulübü


İstanbul KütüphaneSever Kitap Kulübü üyeleri 29 Mayıs 2010 Cumartesi saat 14.00’te Beşiktaş Kabalcı Kitabevi’nde buluştu. Raflardan seçilen kitaplar Kabalcı’nın kafesi’ne götürülerek incelendi. İnceleme ve tartışmalar sonucu önümüzdeki aylarda aşağıdaki kitapların okunmasına karar verildi.

Haziran 2010: Piç Osman’ın Pabuçları / Yiğit Okur
Temmuz 2010: Açlığın şarkısı / J. M. G. Le Clezio
Ağustos 2010: Çöplüğün Generali / Oya Baydar
Eylül 2010: Kirpinin Zarafeti / Muriel Barbery
Ekim 2010: Kızarmış Palamutun Kokusu / Engin Geçtan
Kasım 2010: Buluştuğumuz Yer Burası / John Berger

Peki bu kitapları hangi kütüphanelerden ödünç alıp okuyabiliriz? Daha doğrusu kütüphanelerimizde bu kitaplar mevcut mu acaba? Bu soruların cevabını ancak kataloglarını tarayarak öğrenebiliriz 🙂

Kütüphane Kataloglarında tarama yapmak için http://kutuphaneleriseviyorum.org/?q=node/42 bağlantısını kullanabilirsiniz…

Bir Kütüphane…

Malatya İl Halk Kütüphanesi

 

Adres: Dernek Mah Şehit Hamit Fendoğlu Cad. Kernek Parkı MALATYA

Tel: 0422 323 93 21

Web sayfası: http://www.malatyakutup.gov.tr/

Katalog Tarama: http://88.255.50.86/web/catalog/search.php

Kütüphane Çalışma Saatleri: PAZAR GÜNLERİ HARİÇ saat 08.00 den akşam 17.00 ye kadar

Malatya İl Halk Kütüphanesi ilk olarak 1950 tarihinde Halk Evinin ( Bugünkü yeri itibariyle Atatürk Müzesi ) 3500 adet kitabıyla Malatya Umumi Kütüphanesi adıyla hizmete açılmış, daha sonra muhtelif yerlerde faaliyetini sürdürerek 01/02/1979 tarihinden itibaren ise Bakanlık tarafından yaptırılan şu anda faaliyette olan hizmet binasında faaliyetine devam etmektedir. Kütüphane üç katlı olup; 17 personeliyle hizmet vermektedir. Kütüphaneye bağlı Şube, belde ve ilçelerde oluşan 19 kütüphane mevcuttur.

DİĞER KÜTÜPHANELER
1-Akçadağ İlçe Halk Kütüphanesi
2-Arapkir İlçe Halk Kütüphanesi
3-Arguvan İlçe Halk Kütüphanesi
4-Battalgazi İlçe Halk Kütüphanesi
5-Darende İlçe Halk Kütüphanesi
6-Dilek Şube Halk Kütüphanesi
7-Doğanşehir İlçe Halk Kütüphanesi
8- Erkenek Halk Kütüphanesi
9-Güzelyurt Halk Kütüphanesi
10-Hekimhan İlçe Halk Kütüphanesi
11-Kale İlçe Halk Kütüphanesi
12-Merkez Konak Halk Kütüphanesi
13-Kuluncak İlçe Halk Kütüphanesi
14-Sabancı Şube Halk Kütüphanesi
15-Polat Halk Kütüphanesi
16-Pütürge İlçe Halk Kütüphanesi
17-Yaygın Halk Kütüphanesi
18-Yazıhan İlçe Halk Kütüphanesi
19-Yeşilyurt İlçe Halk Kütüphanesi

Ödünç Kitap Verme – İnternetten Faydalanma

Kütüphaneye üye olan kullanıcılar ücretsiz olarak internet hizmetinden faydalanır. Ayrıca Kütüphanede bulunan kaynak kitaplar hariç roman ve hikaye gibi kitaplar ücretsiz bir şekilde ödünç alınarak 15 günlüğüne eve götürülebilir. Ödünç kitap ve İnternet hizmetlerinden faydalanılabilmesi için kütüphane üye olmak gereklidir. Kütüphane üyeliği için ikametgâh ve nüfus cüzdanı fotokopisi yeterlidir. Üyelik işlemleri yılda bir yenilenir.
Kütüphanede Çocuk Bölümü, Okuma Salonu, Serbest Çalışma Salonu, Ödünç kitap ve İnternet Salonu, Depo, Konferans Salonu ve memurlar için bürolar bulunmaktadır.

2009 Kütüphane İstatistikleri :
30/06/2009 Tarihi itibariyle Kitap Sayısı : 40876
30/06/2009 Tarihi itibariyle Kitap Dışı Materyal Sayısı : 87
30/06/2009 Tarihi İtibariyle Okuyucu Sayısı : 72505
30/06/2009 Tarihi itibariyle Kayıtlı Üye sayısı : 2253
30/06/2009 Tarihi itibariyle Ödünç verilen materyal sayısı : 21807

… Bir Kitap

Atatürk’ün Yanı Başında: Çankaya Köşkü Kütüphanecisi Nuri Ulusu’nun Hatıraları / M.Kemal Ulusu, Doğan Kitap, 2010 (12.baskı)

 

Esmeray Karataş Ateş

“Atatürk’ün Kütüphanesi ve Okuma Aşkı” bölümünden…
 

Atatürk’ün kütüphanecisi Nuri Ulusu 12 yıl boyunca Atatürk’ün yanı başındaydı… Kütüphanedeki tahmini beş bin olan kitaptan ve bu kitapları istediği zamanlarda ve yerlerde Atatürk’e sunmaktan o sorumluydu… Kütüphaneye her geçen gün yeni kitaplar ekleniyordu ve yer sıkıntısı yaşanmaya başlamıştı. Bir gün Atatürk’e ilave bir kütüphane konusunda öneride bulundu. Atatürk bir şartla bunu kabul etmiş ve “Ama burası gibi içimi sıkıcı koyu renklerde olmasın, açık zevkli ve geniş çalışma alanlı olsun, rahatça kitabımı hatta haritalarımı açabileyim…” demişti.

Atatürk’ün kitap okuma zevki ve kitap tutkusunun ta çocukluk yıllarından başladığını bilmeyen yoktur. En çok tarih ve dil kitapları okur ve bu konulara çok önem verirdi. Ona göre Türk milleti tarihi iyi bilmeli ve dilini çok iyi kullanmalıydı… Nuri Ulusu’ya en sevdiği romanların Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu ve Aka Gündüz’ün Dikmen Kızı olduğunu söylemişti.

Türk ve İslam tarihi üzerinde çok durmuş, bunun yanında hukuk, ekonomi, sosyoloji alanlarında da çok kitap okumuştur. Çalışmalarını yaparken masasında daima sözlük bulundurur, renkli kalemlerle not almayı çok severdi.

Atatürk’ün çalışma ve okuma yeri yalnız kütüphanesi ve çalışma odası olmadığını, o meşhur akşam sofraları da adeta bir çalışma yeri olduğundan bahsediyor Ulusu. O meşhur dönerli kara tahta, çeşitli sözlükler, ansiklopediler, dergi ve broşürler, o günlerde okuduğu kitaplar yemek salonunun özel bir bölümünde dururdu.

Kültür sahibi olmaya çok önem veren Atatürk’ün iki gün iki gece kesintisiz kitap okuduğu kitapları bitirmeden bırakamadığı günler olurdu… Böyle çok kitap okuduğu zamanlarda gözleri kızarır ve yaşarırdı… Nuri Ulusu gözlerinin yaşını silmesi için Atatürk’e ince tülbentler verirdi. Bu arada Atatürk kitapların sayfalarının kıvrılmasına çok kızardı…

Atatürk her yerde ve her koşulda okuyabilen bir insandı. Her İstanbul seyahatinde yanına mutlaka kitaplar alırdı… Kitap sayıları o kadar çok olurdu ki bir keresinde kitapları cephane sandıkları ile taşıttı… Bu duruma çok şaşıran Nuri Ulusu’ya dönerek şöyle dedi: “Ne o Nuri oğlum şaşırdın değil mi? Şaşırma, şaşırma, savaşta bunlarla cephane taşıdık, sen o zaman çocuktun bilmezsin, bu sandıklar benim için çok önemlidir. Şimdi o savaş bitti, yeni bir savaşımız başlıyor. O da kültür ve sanat savaşımızdır ve okumakla, kitapla olur; işte şimdi cephane taşıdığımız o sandıklara kitaplarımı koy, bu sandıklarla taşınsın, cephanenin yerini artık kitaplar alsın!”

Açık Hava Kütüphanesi

Selma Yıldıran Atcı/Kütüphaneci – Çorum İl Halk Kütüphanesi

Açık Hava Kütüphanemiz, Çorum İl Halk Kütüphanesi Müdürlüğü şube kütüphanesi Hasanpaşa Halk Kütüphanesi tarafından gerçekleştirildi. Fikir babamız 😉 Hasanpaşa Halk Kütüphanemiz sorumlusu kütüphaneci Bahadır Alagöz. Aslında Kırıkkale İl Halk Kütüphanesi’nin de büyük payı var diyebiliriz;) Hıdırellez günü kadınlar ile beraber yaptıkları faaliyeti, ” aaa Bahadır Bey bakın, ne güzel yapmışlar” diye okuyup aramızda konuşurken, biz de parkta yapalım dedi:) Ama biz kütüphaneyi parka taşıyalım diye ilk adımı attı. Bu konuda çok şanslıyız. Çünkü hemen kütüphanemizin yanında bir park var ve havaların güzelleşmesi ile Çorum halkının büyük bir kısmının, vaktinin büyük bir bölümünü geçirdiği bir mekan. Yani bir bakıma elimizin altında bir cevher.Eeee tabi ki bir de cevher fikirlerle dolu Bahadır Bey;) Fikri kütüphanemizdeki tüm personel arkadaşlar süper olur diye karşıladı ve eee yapalım o halde dedik:) İl Müdürümüz Sayın Ali Özüdoğru, Kütüphane müdürümüz sayın Tülay Eskizara ile Bahadır Bey’in görüşmeleri de olumlu geçince son nokta için Belediye kalmıştı.Malum parktan onlar sorumlu;) Onlarda sağolsunlar olumlu yaklaşınca çok güzel olan bu fikir hayat buldu. Böylece bu sıcak, güneşli, güzel günlerde kütüphanemizin 4 duvar ile sınırlı olmadığını kütüphane dostlarına göstermiş olduk. Bir nevi kütüphaneyi halka götürmüş olduk:) Ve belki de kütüphaneye hiç uğramayan insanları bile kütüphaneye uğratmış olduk.Herşeyden önemlisi gerçekten halk kütüphanesi olduk, halkla iç içe olarak.Zaten daha bir kez uyguladık. Ama güzel tepkiler aldık. Tüm yaz boyunca her perşembe açmayı düşünüyoruz. Amacımız kütüphanelerimizi tüm halkımıza duyurmak, okuma alışkanlığını her yaştan insana,7’den 70’e değil, beşikten mezara aşılayabilmek:))
 

 

Ankara Yenilikçi Kütüphane Girişimleri Grubu (@YKGG) Çalıştayı
Gerçekleştirildi.


Ankara Yenilikçi Kütüphane Girişimleri Grubu (@YKGG)’nun "İşaretler ve Mucizeler: Dil Çalışmalarında Yaratıcı Yöntemler ve Fikirler" başlıklı çalıştayı 26-29 Mayıs 2010 tarihleri arasında Ankara Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi. Ankara’da görev yapmakta olan 10 İlköğretim sınıf ve Türkçe öğretmeni ile 10 okul ve halk kütüphanecisinin buluşturulduğu, bazı YKGG üyelerinin de gözlemci olarak yer aldığı çalıştay 4 gün sürmüştür. Çalıştaya Almanya’dan alanının önemli uzmanlarından sayılan Katrin Seewald ve Jule Pfeiffer-Spiekermann eğitici olarak katılmışlardır. Çalıştay ilk gün Prof. Dr. Bülent Yılmaz, yazar Suzan Geridönmez, Katrin Seewald ve Jule Pfeiffer-Spiekermann’ın sunuşlarından sonra diğer günler ağırlıkla bir eğitim atelyesi niteliğinde yapılan çalışmalardan oluşmuştur. Çalıştayın eğitim amacı, öğretmen-kütüphaneci işbirliği çerçevesinde yenilikçi/yaratıcı etkinliklerle çocuklarda okumayı oyun ile ilişkilendirerek desteklemek biçiminde açıklanabilir. "Temel bavul: Dil ve erken yaş teşviki", "Yaratıcı yöntem bavulu", "Uygulamaya yönelik oyuncu yöntemler üzerine çalışma", "Bir çocuk grubuyla birlikte izleyiciler karşısında sunum", ""Üçlü yöntem": Giriş, yaratıcı yöntem, kitapla ilintilendirme" gibi atelye çalışmalarının yer aldığı Çalıştay Goethe Enstitüsü-Ankara, TOSYÖV ve Günışığı Kitaplığı desteği, TKD, ÜNAK, TKD Ankara Şubesi ve TÜBİTAK-ULAKBİM’in katkı ve işbirliği ile gerçekleştirilmiştir. Çalıştay kapsamında bir ilköğretim okulu öğrencilerine yönelik olarak planlanan etkinlikler için gerekli materyal ve oyunların da bizzat kütüphaneci ve öğretmenler tarafından hazırlandığı Çalıştay tüm katılımcılar açısından oyun-kitap ilişkilendirilmesinde yeni bakış açıları geliştirilmiştir. Öğretmen-kütüphaneci-öğrenci bütünleşmesinin de sağlandığı Çalıştay yapılabilecek yeni çalışmalar için esin kaynağı olmuştur. Katılımcılar Çalıştay ile ilgili olarak son derece olumlu geri bildirimlerde bulunmuşlardır.

Ankara Yenilikçi Kütüphane Girişimleri Grubu (@YKGG)’nun ilk etkinliği olan Çalıştay, Grubun"yenilikçi" duyarlılığına iyi bir "örnek etkinlik" olarak gerçekleşmiştir. Çalıştaya ilişkin program katılımcı listesi ve etkinlik fotoğrafları ilgili web sayfasında yer almaktadır.

http://arastirma.tedankara.k12.tr/ykgg/index.php?option=com_content&view=article&id=5&Itemid=6&lang=tr

@YKGG Adına
Bülent Yılmaz

 

Tema Vakfından Duyrulmuştur…

"Her KütüphaneSever aynı zamanda bir DoğaSever’dir ;)"

**Yeryüzünün aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar. Bu sene (2010)
dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA
hapsetmeyin. Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün.
Üzerine de bir bardak su dökün.

Gömme imkanınız yoksa bi poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın (
yada arabanıza koyun) arsa, tarla, toprak yol kenarı, yamaç gibi toprağı gördüğünüz alanlara bu çekirdeklerinizi savurun, korkmayın bu çevre
kirliliği değildir aksine çevre için yeni hayattır. Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler…

Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapsetmektir ! Bunu yapmayın ve yaptırmayın.

Yapılan çalışmalarda doğaya başıboş atılan yada dikilen bu çekirdeklerin en az yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğu kanıtlanmış.

En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılması, ülkemiz adına küçümsenemeyecek büyük bir servet…

Daha yeşil bir ülke için, daha temiz hava için, toprak kaymasını önlemek ve yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için hep birlikte elimizden geldiğince meyve çekirdeği gömelim, savuralım, fırlatalım…

Bu uygulama TEMA tarafından başlatıldı ve bilinçli toplum olarak bizlerin desteklerini bekliyor, Doğaya yardım etmek, gelecekte etrafımızı saracak beton ve gökdelenlerden alamayacağımız oksijeni karşılamak için bile bu çekirdeklerden çıkacak ağaçlara ihtiyacımız olacaktır.

Poşete koymadığınız her çekirdek için şimdiden teşekkürler..*

 

 

 

 

I.Türkiye Çocuk Hakları Kongresi’nden ÇAĞRI

"Her KütüphaneSever aynı zamanda bir ÇocukSeverdir ;)"

 

“ ÇOCUKLARI DİNLEMEYE HAZIRIZ “

 

o 9-18 yaş arasındaki çocuklar kongreye başvurabilecek

o Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilk 40 maddesi çerçevesinde bütün başlıklarda çocuklar bildiri ve proje önerebilecek

o 81 ilin valilerine çağrı mektubu gönderildi

o Çocuk ve yetişkinlerin bir arada gerçekleştireceği Türkiye’nin ilk çocuk hakları kongresi

o Son başvuru tarihi 15 Temmuz 2010

I.Türkiye Çocuk Hakları Kongresi hazırlıkları devam ediyor. Kongreye çocuk katılımı sağlanması amacıyla 81 ilin Valilerine ve Millî Eğitim Müdürleri’ne mektup gönderildi. Çocuk ve yetişkinlerin çocuk hakları kültürü bağlamında bildiri ve proje sunacakları kongreye 9-18 yaş arasındaki çocuklar katılabilecek. Dünyada ilk kez çocuk hakları kongresi çocuk ve yetişkin eşbaşkanlar tarafından yönetilecek ve kongre genel kurulunda çocuk ve yetişkinler bir arada görüş bildirecek ve kararların alınmasında oy kullanabilecek. Kongre süresince çocuk yaş grupları düzeyinde çocuk görüşünün alınmasına yönelik bir dizi çalıştay ve etkinlik de gerçekleştirilecek.
I.Türkiye Çocuk Hakları Kongresi’ne çocuklar BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilk 40 maddesi çerçevesinde bildiri ve projeyle başvuruda bulunabilecek. Birinci kongrede çocuklara ayrıca 17 başlıktan oluşan şu konular önerildi:

Güzel bir dünyada yaşama hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Önce sağlıklı büyümek: Niçin ?
Eğitimde fırsat eşitliği ( Nitelikli eğitim aldığınızı düşünüyor musunuz ?
Koruma altındaki çocuklara karşı ödevlerimiz nelerdir ?
Çocuklar iş gücü mü ? ( Çocuk yoksulluğu )
Engelli çocukların hakları ( Görme, işitme, konuşma, zihinsel ve ortopedik vd )
Çocuklar yargılanmalı mı ?
(Bir çocuğu sanık sandalyesinde gördüğünüzde ne düşünürsünüz?)
Savaşlar, çocuklar ve barış

Çocuk ve demokrasi
( Çocukların oy hakkı olmalı mı ? )
Çocuklar için en önemli haklar hangileridir ? Neden ?
Çocuklara ayrımcılık yapılıyor mu ?
Dünya çocukları için neler yapmak istersiniz ?
Dünyanın geleceği için hayâlleriniz nelerdir ?
Sizi ilgilendiren konularda görüşünüz alınıyor mu ?
Çocuk dostu okul konusundaki düşünceleriniz nelerdir ?
Çocuk dostu şehir konusunda ne düşünüyorsunuz ?
Büyükler de hata yapabilir
( Örnek verebilir misiniz ? )

I.Türkiye Çocuk Hakları Kongresi’ne başvuruda bulunan ve bildirisi ya da projesi kabuk edilen çocukların ulaşım, konaklama ve beslenme masrafları Çocuk Vakfı tarafından karşılanacak. Çocukların bildiri ve projelerinin çocuk bakış açısıyla hazırlanması temel ölçüt olarak belirlendi. Yetişkinlerin yaklaşımını içeren bildiri ve projeler ise inceleme dışı tutulacak. Kongreye gönderilecek bildiri ve projeler çocuklardan ve Bilim ve Değerlendirme Kurulu Üyeleri arasından oluşturulacak Seçici Kurul tarafından değerlendirilecek. Kongrede sunulacak bildiri ve projeler Kongre Çocuk Bildirileri ve Kongre Çocuk Projeleri Kitapları’nda yayımlanacak. Çocuk bildiri ve projeleri web sitesinde yer alacak ve ayrıca farkındalık yaratan en başarılı örnekler kongrede sergilenecek.

I.Türkiye Çocuk Hakları Kongresi’ne bildiri ve proje özetleri ile katılımın son tarihi 15 Temmuz 2010.

I.Türkiye Çocuk Hakları Kongresi Genel Yönetmeni Mustafa Ruhi Şirin’in kongreye çocuk katılımına yönelik açıklaması şöyle:

“ I.Türkiye Çocuk Hakları Kongresi, çocuk ve yetişkin delegelerin katılımıyla gerçekleşecek. Bu açıdan çocuk hakları bağlamında dünyada ilk örnek olacak. Kongrede Türkiye’nin çocukları buluşarak Türkiye Çocuk Meclisi’ni oluşturacak. Özellikle köy çocuklarının kongreye katılması kongrenin öncelikli amaçları arasındadır… Haklarını bilen çocuklarla çocukların cumhuriyeti hayâlimiz gerçekleşebilir. Bunun için de önce çocukları dinlemeyi ve çocuk gerçeğiyle yüzleşmeyi öğrenmeliyiz. Çocuklarımızı ve yetişkinleri Türkiye’nin çocuk buluşmasına davet ediyoruz. Unutmayın, umut var ve hep olacak…”

Bildiri ve projelerin gönderileceği adresler
Elektronik Posta Adresleri
cocukvakfi@hotmail.com
cocukhaklariokulu@cocukvakfi.org.tr
Çıktı dosyası ve word formatında CD’lerin gönderileceği adres:
Çocuk Vakfı Çocuk Akademisi
Çocuk Vakfı Kültür Evi
Zafer sokağı No: 17
34371
Nişantaşı / İstanbul
Telefon : 0 212 240 41 96 -240 23 83
Belgegeçer : 0 212 230 01 25
http://www.cocukvakfi.org.tr/

 

Türkiye İnternetle Savaşarak Harakiri Yapmaya Devam Ediyor!

"Her KütüphaneSever aynı zamanda bir İnternetSeverdir ;)"

Mustafa Akgül / İnternet teknolojileri Derneği

You tube yasağı 4 mayısla 2 yılını doldurdu… Bu, İnternetden korkmanın, interneti ve çağı algılayamamanın, internete ilişkin düzgün yapılanma kuramamanın sonucudur. İnternetin marjinal problemlerine İnterneti yasaklayarak çözüm aramak en çok Türkiye’ye zarar vermekte; deyim yerindeyse Türkiye Harakiri yapmaktadır. Ülkemiz, interneti kontrol
etmeye çalışan, Donkişot vari internete savaş açan bir ülke görüntüsü çizmektedir. Yasaklar, en iyisinden, Devekuşu misali Türkiyenin kafasını kuma gömmesidir. Bu yasak, bir mahkememizin yetkisini tüm dünya olarak görmesi nedeniyle devam etmektedir. Devlet ricali yasağı eleştirmekte, ama yasağı kaldıracak çabayı da hiç kimse göstermemektedir. "zararlı içeriği", yönetişim ilkeleri ışığında modern dünyaya paralel, ve yurttaşları bilinçlendirerek büyük ölçüde çözmek mümkündür. Ülke olarak yasaklama refleksinden vazgeçip, interneti yaşamımızı kolaylaştırmak, demokrasimizi geliştirmek, toplumsal kalkınmayı sağlamak, dünya ile rekabet için kullanmaya odaklanmamız gerekir.

 

I.Diyarbakır Kitap Fuarı
Esmeray Karataş Ateş

Diyarbakır İl Halk Kütüphanesi’nin de stand açtığı, Diyarbakır Kitap Fuarı, 18 Mayıs’ta "Yazının kadim coğrafyasına yolculuk…" sloganıyla başladı. 23 Mayıs’ta son bulan fuarda, 300 yazar okuruyla buluştu, 40’a yakın etkinlik düzenlendi.
 

TÜYAP ve Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile düzenlenen I.Diyarbakır Kitap Fuarı, TÜYAP Diyarbakır Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Fuara, 110 yayınevi ve çeşitli kurumlar katıldı. Bu sene ilk kez açılan fuarda 300 yazar okurlarıyla buluştu. Ayrıca, pek çok konuda konferans, söyleşi, panel ve şiir dinletisi düzenlendi.

18 Mayıs 2010 Salı günü açılışı yapılan fuar, Mıgırdiç Margosyan, Doğan Hızlan, Füruzan, Ahmet Telli, Altan Öymen, Zeynep Oral, Ömer Laçiner, Fırat Ceveri, Oya Baydar, Özcan Karabulut, Hicri İzgören, Kemal Varol, Selim Temo, Şükrü Erbaş, Sezai Sarıoğlu ve pek çok yazar, şair ve bilim insanını ağırladı.

Fuarın web sayfası: http://www.diyarbakirkitapfuari.com/

 

 

Rasime-Der 27.Kütüphanesini açtı
Recai Şeyhoğlu

Tübitak dergi ve kitapları, Dünya ve Türk klasikleri, araştırma-inceleme kitapları, çocuk kitapları, edebiyat- sanat dergileri, sözlükler ve ansiklopedilerin bulunduğu kütüphanede duvarlarda da feylesofların önemli sözleriyle dünya ve Türkiye haritaları yer alıyor.

Özel köşede ise kitap bağışında bulunanların adları ve Demirtaş Ceyhun, Nezihe Meriç ve Kemal Özer’in adı yaşatılıyor.
 

Açılışı; muhtar Mehmet Sarıhan, ana oğul Şeyhoğulları ile şair-yazar Aydoğan Yavaşlı yaptı. Nermi Uygur ve Hasan Ali Yücel adına da 2 çınar fidanı dikildi.
 

“Köy çocuklarını ve gençlerini Heraklit, Thales, Sartre, Shakespeare, Dostoyevski, Yunus Emre, Orhan Kemal, Sait Faik, Nazım Hikmet ve Aziz Nesin gibi düşünen ve yazan insanlarla buluşturmaya devam edecek ve köylerden yeni Cahit Arf’lar, yeni Fazıl Say’lar yetişmesine zemin ve olanak hazırlayarak kitabın kırsala yürüyüşünü sürdüreceğiz.”
 

Hüseyin Gümüşlü İlköğretim Okulu öğrencileri de açılışa katılarak halkoyunları gösterisi ve şiir dinletisi gerçekleştirdi.

 

 

12-14 YAŞ ARASI ÇOCUKLARDA TELEVİZYON İZLEME ALIŞKANLIĞI ARAŞTIRMASI

Mutlu Demircioğlu – Medya ve Biz

2007 yılından buyana değişik eğitim merkezlerinde gerçekleştirilen görsel, işitsel ve yazılı medya karşısında alıcı konumunda bulunan çocuklarımızın ilköğretimden başlayarak, bilinçli ve eleştirel bir medya tüketicisi ve üreticisi olma bilincini kazandırma, kurgu ile gerçeği birbirinden ayırabilme, genel olarak medyanın işleyişini değerlendirebilme, meydanının
iletilerini çözümleme ve değerlendirebilme yeterliliğini kazandırma eğitiminin önemini vurgulama arzusu içinde olduğumuz bu seminer ve araştırma çalışmalarıyla toplumsal duyarlılık noktasında ‘farkındalık’ oluşturma gayretlerimizin dikkate alınacağını umuyorum. Tabi bu eğitimlerin yalnızca çocukları değil yetişkinleri de kapsayacak şekilde geniş bir
açılıma dönüştürmek ileriki yıllarda en büyük arzu ve hedefimdir.

Çalışmanın Adı:
İLETİŞİM MEDYA VE BİZ SEMİNERLERİ
“Küçükçekmece İlçesi İlköğretim İkinci Kademe Öğrencilerinin Gözüyle
Televizyonun Toplumsal Yaşamdaki Yeri Önemi ve Gücü Araştırması”

Daha başka ayrıntılı bilgi isteğiniz olursa www.medyavebiz.org sitemizden
veya aşağıdaki adreslerden bana ulaşabilirsiniz.

2010 Şubat ayı içinde 12-14 YAŞ ARASI ÇOCUKLARDA TELEVİZYON İZLEME ALIŞKANLIĞI ARAŞTIRMASI Küçükçekmece Bel. Bilgi Evleri’nde medya okuryazarlığı seminerleri ve 156 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. İlgilenen ve araştırmayı yayınlamak isteyen görsel ve yazılı yayın kuruluşlarının iletisim@medyavebiz.org adresine ileti göndermeleri rica olunur.

http://www.medyavebiz.org/

 

"Kütüphane Öyküleri" Kitabı Hazırlanıyor!

Bu bir ilk! Kütüphaneler kendi öznel tarihini arıyor!..

Hacettepe Üniversitesi Bigi ve Belge Yönetimi Bölümü Profesörü Bülent Yılmaz tüm kütüphaneseverlere bir çağrıda bulundu. Çağrısı kütüphane ile ilgi acı-tatlı anıların toplandığı ortak bir kitap oluşturmak üzerine idi. Kendisinin sadece kitabın editörlüğünü üstleneceğini açıklayan Yılmaz, kütüphaneci ve kullanıcı kütüphane konusuna duyarlı herkesin bu kitaba öykü gönderebileceğini söyledi. Türk Kütüphaneciler Derneği Genel Başkanı Ali Fuat Kartal’da böyle bir kitabı memnuniyetle basabileceklerini belirtti.

Sizlerde bu kitapta yayınlanmasını istediğiniz en fazla 10 sayfalık kütüphane öykülerinizi byilmaz@hacettepe.edu.tr adresine Haziran ayı sonuna kadar yollayabilirsiniz….

Kısa Kısa
Yeliz Uluçay Ören

Ödemiş’te kütüphaneler geceleri açık
http://www.internethaber.com/izmir/odemis/odemise-kutuphaneler-geceleri-acik-255346h.htm

Çamlıdere’ye yeni kütüphane
http://www.hurriyet.com.tr/ankara/14848819.asp?gid=140

Gaziantep’te ‘Etik’ Konulu Konferans Verilecek
http://www.beyazgazete.com/haber/2010/05/27/gaziantep-te-etik-konulu-konferans-verilecek.html

"Madımak kütüphane olacak"
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/madimak-kutuphane-olacak-haberi-28820

Ordu’da Kütüphaneden Yararlananların Sayısı Artıyor – Ordu
http://www.haberciniz.biz/haber/orduda-kutuphaneden-yararlananlarin-sayisi-artiyor-ordu–834285.html

Uzunköprü Kütüphanesine Ödenek
http://www.trakyanethaber.com/yeni/haber.asp?id=32333

Bulanık’taki olaylarda ölen Necmi Oral’ın ismi kütüphanede yaşatılacak
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=982753&title=bulaniktaki-olaylarda-olen-necmi-oralin-ismi-kutuphanede-yasatilacak

"Öteki" İnsanlarla Tanışmak İçin Yaşayan Kütüphane Beyoğlu’nda
http://www.bianet.org/bianet/azinliklar/121976-oteki-insanlarla-tanismak-icin-yasayan-kutuphane-beyoglunda

Görme Engelliler İçin Sesli Kütüphane Projesi – Sakarya
http://www.haberciniz.biz/haber/gorme-engelliler-icin-sesli-kutuphane-projesi-sakarya–825332.html

KMÜ’de Kitap sayısı 37 bine ulaştı
http://www.karaman.org/haberler/karaman-guncel/8721-kmuede-kitap-says-37-bine-ulat.html

KÜTÜPHANE HEM BAKIRKÖY’E, HEM DE TÜRKİYE’YE IŞIK SAÇIYOR
http://www.atakoygazete.com.tr/hb100520.htm

Kütüphane Soyuldu
http://www.diyarbakirsoz.com/haber-34183-kutuphane-soyuldu.html

BURSA’DA GÖRME ENGELLİLER İÇİN KÜTÜPHANE
http://www.cafesiyaset.com/haber/20100509/Bursada-gorme-engelliler-icin-kutuphane.php

Bu projede Türkiye’de ilk “MEDYATEK” projesi kentlinin hizmetinde
http://www.canakkaleolay.com/details.asp?id=58839

Eczacılık Fakültesi Kütüphanesi Hizmete Girdi – Kayseri
http://www.haberciniz.biz/haber/eczacilik-fakultesi-kutuphanesi-hizmete-girdi-kayseri–821073.html

Şeyhoğlu Ailesi 27. Kütüphanesi Sarıgöl’e Açtı
http://www.e-manisa.com/modules.php?name=News&file=article&sid=27607

Tire’de 183 Yıllık Bilgi Kaynağı
http://www.haberler.com/tire-de-183-yillik-bilgi-kaynagi-haberi/2053571/

Sıra dışı okurların belgeseli yayınlanacak
http://www.guncelgazete.com/detay.php?id=27281

Dünyadaki en eski yazma eserleri Süleymaniye’de
http://www.turizmtatilseyahat.com/eski-yazma-eserleri-suleymaniye-59784612.htm

Kadınlar Yalnız Kalmayacak – Kayseri
http://www.haberciniz.biz/haber/kadinlar-yalniz-kalmayacak-kayseri–824841.html

Koyulhisar’da Kitap Okuma Yarışması Düzenlendi – Sivas
http://www.haberciniz.biz/haber/koyulhisarda-kitap-okuma-yarismasi-duzenlendi-sivas–824753.html

SDÜ, Anadolu`daki en büyük kütüphanelerden birisine sahip
http://tumgazeteler.com/?a=6142100

Kütüphaneye Gelen Öğrenciler ve Öğretmeni
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=243096

Unutmadık, Takipçisiyiz
http://www.edirneguncel.com/syurdatapan_detay.php?id=10217

Asya’nın en büyük kitap fuarı başladı
http://www.ntvmsnbc.com/id/25090898/

Yaşamsal ve sosyolojik bir çelişki: Okuma Kültürü
http://adnangerger.com/2010/05/24/yasamsal-ve-sosyolojik-bir-celiski-okuma-kulturu%E2%80%A6/

“Mevlana Rumi Review” kitabı Londra’da tanıtıldı
http://www.kibrisgazetesi.com/popup.php/cat/22/news/93738/PageName/E%F0itim

Radikal Kitap 9. yaşını kutladı
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&ArticleID=999272&Date=29.05.2010&CategoryID=113

 

Bir Film…

Özgürlük Yazarları

IMDB Puanı:7.5/10
Yapım:2007 ~ ABD, Almanya
Tür:Biyografi, Dram, Komedi
Yönetmen:Richard LaGravenese
Senaryo:Richard LaGravenese
Senaryo (Kitap):Erin Gruwell
Yapımcı:Hilary Swank, Danny DeVito, Stacey Sher, Nan Morales, Daniel S. Levine, Jordana Glick-franzheim, Tracey Durning, Michael Shamberg
Görüntü Yönetmeni:Jim Denault
Müzik:Mark Isham, Will I Am
Dağıtım:UIP Filmcilik
Filmin Websitesi:www.freedomwriters.com
Süre:2 saat 3 dk

23 yaşındaki idealist genç öğretmen Erin Gruwell (Hilary Swank), ilk ders günü için Wilson Lisesi’nin kapısından adımını atarken içine girmekte olduğu yepyeni dünyayı kucaklamaya hazırdır. Sınıfında çok çeşitli ırk ve toplum katmanlarından gelen sorunlu öğrenciler- vardır. Hepsinin de günü yaşamaktan başka umudu, beklentisi kalmamış gibidir. Gençlerin durumuna yüzeysel bakınca, paylaştıkları tek şey birbirlerine karşı nefretleridir. Derslere aktif katılımı şiddetle reddettikleri gün gibi ortadadır. Buna rağmen Erin günlük bazda onların ilgisini çekebilmek için çeşitli yöntemler denemeye çalışır. Ancak filmin odak noktasına getto gerçeklerinin gelmesi uzun sürmez. Erin’in sınıfındaki bir Latin çete üyesinin yakından tanıklık ettiği ırkçı kökenli çeteler çatışmasının yankıları ve Erin’in ders sırasında yasakladığı ırkçı karikatür yüzünden sınıfta ateşli tartışmalar başlar. Öğrenciler, genç öğretmeni kendilerini dinlemeye zorlarlar. İdealist gözlüklerini çıkartmasını, gençlerin sokaklardaki ilan edilmemiş savaş ortamından hayatta kalış hikayelerini dikkate almasını isterler. Erin artık öğrencilerle iletişim kurmaya başlamıştır. Sınıfa öncelikle müziği ve bir başka tür gettonun edebiyatı kabul edilen “The Diary of Anne Frank”ı getirir. Bu basit araçlar sayesinde, hoşgörüsüz ortamın acısını çeken ve kendi topluluklarının dışındaki dünyayla sürekli mücadele halinde olan öğrencilerin gözlerini açmaya başlar. Alıntı ve yorumlar için: http://www.sinemalar.com/film/314/Ozgurluk-Yazarlari

 

 

Bu sayının blog halini görmek veya eski sayılara göz atmak için blog sayfamızı ziyaret edebilirsiniz: http://kutuphanesever.blogspot.com/2010/05/kutuphanesever-bulten-say-19.html 

About admin

Check Also

Stefan Zweig’ın “Acımak” isimli kitabının buluşma notları

 

24 Şubat 2013 Pazar

KütüphaneSever Kitap Kulübü

Stefan Zweig “Acımak” Buluşması Notları

Stefan Zweig/ Acımak

Bazı arkadaşlarımızın ilk defa tanıştığı bazılarımızın biyografilerinden ve romanlarından tanıdığı Stefan Zweig Acımak kitabı ile sanırım hepimizi büyüledi dersem abartmış olmam. Kulüp üyeleri olarak kitaptan sevdiğimiz kısımları tartışırken gözlerimizin parladığını hatırlıyorum insanın gerçekten edebi tat alarak bir kitabı okuyabilmesi çok büyük bir keyif ve bu kitap bunu size sonuna kadar yaşatıyor.

Doktor Cannor’un fedakarlığı ve cefakarlığı, Balinkay’ın eski arkadaşlarına yani meslektaşlarına olan yardımseverliği ve cesareti,  Toni Hoffmiller’in o içten gelen saflığı onları kulüp üyelerinin kitaptaki en sevdiği kahramanlar haline getirdi. Kekesfalva’nın büyük acısına rağmen geçmişindeki katışıksız bencilliği ve tefeciliği, yaşlı prensesin nedimesine olan kötü davranışları ve karakterinin zorluğu onları bazı kulüp üyelerinin sevmedikleri kahramanlar olarak seçmelerine neden oldu. Ancak kahramanlar sevilsin ya da sevilmesin Zweig tüm kahramanlarını olduğu gibi çok duru ve akıcı bir şekilde anlatmış. Böylece sevin ya da sevmeyin hangi kahramanın öyküsünü okuyorsanız okuyun yinede okuduklarınızdan çok keyif alıyorsunuz.

Kitapta Hoffmiller’in gece gündüz ne yaşarsa yaşasın her sabah görev ve sorumlulukları  gereği güne olduğu gibi başlaması bir çırpıda asker kimliğine bürünmesi, Kekesfalva’nın çok fakir bir çocukluk yaşayıp örneğin sokak lambası altında ders çalışması ancak sonrasında hırs yapıp çok zengin olması, Doktor Connor’un cesurca hayatını hastaları ve bir tek kadın için feda etmesi öyleki iyileştiremediği kör hastasına hayatını adaması hepimizi çok etkiledi.

Güzel olan Zweig’in kendini  kitapta kendini hiç göstermeyip okuyucusunu anlattığı kahramanlarla başbaşa bırakması ve bu şekilde siz kitabı okurken onun bir kitap olduğunu unutmanız. Yazarın dili çok akıcı okurken hiçbirimiz zorlanmadık ayrıca konu ve anlatımıylada kitap çok etkileyiciydi. Kitabın konusu gerçekten çok güzel seçilmiş acımak kavramı iki farklı şekilde çok güzel işlenmişti ve şaşırtıcı bir sonla bitirilmişti okuduğumuzda birçoğumuz Hoffmiller’in yaptığı seçime çok şaşırdık. Tartışırken biz olsaydık nasıl davranırdık diye konuştuk. Edith karakterinin davranışlarını ve sakatlığı yüzünden tüm evdeki herkese hükmetme merakını çok rahatsız edici bulduk ve hepimiz Teğmen’in yaptığı seçimin zor bir seçim olduğunda hemfikirdik.  Ayrıca özellikle belirtmek isterim ben ilk defa bu kitapta hem acıyanın hemde acınanın mağdur durumda olduğuna şahit oldum yani acımak öyle bir duygu olarak karşımıza çıkıyorki acınacak durumda olmak kötü ama acımak zorunda kalmak yani acımakta başlıbaşına kötü durumda kalmaya yol açabiliyormuş.

Sonuç olarak Biz KütüphaneSever Kitap Kulübü olarak Zweig’in bu kitabını okumayı tüm kitap dostlarına öneriyoruz. Akıcı aynı zamanda çok zevkli bir kitap, okurken bir çok şeyi sorgulamanıza sebep olacaktır.

 Kitaba verdiğimiz puan : 10.
 
Yeliz ULUÇAY ÖREN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir